HAYDİ SANDIĞA21 Haziran 2019

Seçime saatler kala, hala “Her şey güzel olacak” sloganının üzerinden yürütülen sahteliklerle, yalan ve göz boyamalarla milleti kandırmaya hız kesmeden tam kadro devam ediyorlar.
Yaşanan, içeriği bünyeye zararlı zehirlerle dolu acı bir yalanın janjanlı “her şey güzel olacak” ambalajıyla servis edilmesi.
Evet aslında doğruluğu olan bir söz.
Tabii baktığınız yere bağlı.
Milletin tarafından değil de, istemeye istemeye bir adım atıp karşı taraftan bakalım fotoğrafa.
23 Haziran’la ilgili tahmini bir simülasyon sunalım sizlere.
Masal bu ya, oldu ya deyip İmamoğlu’ nun seçimi kazandığını var sayalım.
Seçimin hemen ertesinde yaşanacaklarla ilgili bir fikir jimnastiği yapalım birlikte.
Gözünüzde canlandırın, seçim sonuçları açıklanmış ve İmamoğlu ipi göğüslemiştir.
Saraçhane meydanında taraftarlarına konuşma yaparken tüm televizyonlar canlı olarak bu anı ekranlara taşıyor.
Amerikalı danışmanlar propaganda sürecinde olduğu gibi millete verilecek ilk fotoğrafı da ince ince düşünerek hazırlayacaklar.
Sağında kim duracak bilinmez ama solunda zafer kazanmış komutan edasıyla Canan Kaftancıoğlu’ nu göreceksiniz. Seçim öncesi kayıplara karışan Canan artık sahalara dönmüştür.
İmamoğlu’ nun sağında ve solunda duracakları üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliriz. Ama arkasında, gözle göremediğiniz ama varlığından tedirgin olduğunuz gölgeler sırıtarak duracak emin olun.
Duran Kalkan, Bese Hoazat’ ın zafet işareti yapan parmaklarını Ekrem’in omzundan gözümüze sokacaklar.
Dağılmaya ve çökmeye yüz tutmuş örgüte en büyük morali :”İmamoğlu seçimleri bizim sayemizde, örgütün gücüyle kazandı” mesajıyla verecek.
Aynı saatlerde Suriye’ de YPG’ nin elinde olan bölgelerde havai fişeklerle yapılan kutlamaların gürültüsünü sınıra yakın yerleşim yerlerinden duymak mümkün olacak.
“Her şey güzel olacak !”
Bu arada televizyonlardan İmamoğlu’ nun zafer konuşmasını izleyen Mehmet amca ve Fatma teyze, AK Parti teşkilatlarının vurdumduymazlığına ve kamuda millete tepeden bakan bürokratlara kızıp, oylarını İmamoğlu’ na vermişler.
Burnunu nasıl sürttük Ak Partinin !...
Güzel ders verdik diye düşünürken Saraçhane’ deki kutlamalardan ekrana yansıyan görüntülerden biraz içleri burkulup, yanlış bir tercih yaptıklarını ilk dakikada anlayıp yürekleri acıyacak.
İmamoğlu’ nun konuştuğu Saraçhane’ de, 15 Temmuz’ da FETÖ cü hainlerce şehit edilen 25 yaşındaki İbrahim Yılmaz’ ın kanının döküldüğü yere, ellerinde bira kutuları “Şerefine Tayyip” diye bağıran azgınların ağzından sıçrayan bira damlaları dökülecek.
Halbuki 15 Temmuz’ da Mehmet amca da inmişti meydanlara. Eşiyle çocuklarıyla helalleşip o da direnmişti FETÖ cü hainlere.
O geceyi ve gördüğü bu kareyi karşılaştırınca gözlerinin önünde, içi cız edecek. Yanlış yaptık diyecek hanımına, büyük yanlış yaptık, ama…
“Her şey çok güzel olacak !”…
Seçimi İmamoğlu’ nun kazanması bir başka terör örgütü tarafından da bayram havasıyla karşılanacak.
Pensilvanyalı şarlatan, şeytan koltuğuna tüneyip dev ekrandan İmamoğlu’ nun zafer konuşmasını izlerken, yüzündeki sırtlan tebessümünü dizinin dibinde oturan tüm sümüklüler büyülenerek izleyecekler.
İmamoğlu’ nun zaferinin şerefine hazırladıkları maklubeye, Erdoğan’ a beddua ede ede kaşık sallayacaklar.
Sonra umutlanacaklar. Daha konuşma bitmeden hayal dünyasına kapılıp olmayacak hayaller görecekler.
İmamoğlu’ nun seçimi kazanması demek, FETÖ’ nün ekmeğine yağ sürülmesi demek. İçerideki FETÖ cülerin salıverilmesi, kamudan atılan örgüt üyelerinin tekrar görevlerine dönmesi için CHP’li, Saadet’li ve İyi Parti’li malum isimlerin kapısını aşındırmaya başlayacaklar bu galibiyetin ardından.
Fatma teyze de tıpkı Mehmet amca gibi AK Partinin burnunu sürtüp, ders vermek için İmamoğlu’ na oy vermiştir.
O da torununun internetten izlettiği FETÖ cü firarilerin seçimle ilgili yaptıkları değerlendirmeleri duyunca kötü hissedecek kendini. Yanlış mı yaptık ne diye düşünecek.
Ama çok geç.
“Her şey çok güzel olacak !”…
Fikir jmnastiğine devam edelim mi?
Yüreğiniz kaldırıyorsa dahası da var.
İmamoğlu’ nun seçimin galibi olduğu açıklandığı dakika AB Türkiye Raportörü Kati Piri yaptığı basın toplantısıyla bu sonuçtan duyduğu memnuniyeti dile getirip “Erdoğan’ artık o koltukta oturamaz, demokrasi kazandı. Artık demokratikleşme adımları hız kazanmalı. Hapiste bulunan FETÖ ve PKK üyelerinin salıverilmesi için gerekli adımlar atılmalı. Doğu Akdeniz’ deki sondaj faaliyetleri de derhal durdurulmalı. Bu demokrasi yürüyüşünde AB hep Türkiye’ nin yanında olacak”
Türkiye kazandı, Erdoğan kaybetti” diye açıklama yapacak.
AK Parti teşkilatlarına kızıp sandığa gitmeyip kendince ders vermeye kalkan Erol amca da izleyecek televizyonlardan bu açıklamayı.
Hani bu sadece bir seçimdi?
Erdoğan’ı hedef alan sözlerin Belediye seçimi ile ne ilgisi var!
Diye düşünüp o da eşine dönüp :” Hanım biz yanlış mı yaptık ne” diyecek ama boş verin…
“Her şey çok güzel olacak !”…
İmamoğlu’ nun zafer konuşması Yunanistan’ daki televizyon kanallarından da canlı olarak verilecek.
Konuşmasını yaparken görüntüsünün üzerine “Konstantinopol’u fetheden Yunalı diye yazılacak.
Haftalık “To proto thema” gazetesinin muhabiri de Saraçhane’ de yerini alıp kutlamalara iştirak edecektir tabii ki. İmamoğlu’nun ilk röportajı kendisine vermesinin gururuyla sabırsızlıkla beklemektedir.
Tüm bu haber ve görüntüleri milletin gözüne soka soka verecekler.
23 Haziran gecesi televizyondan İmamoğlu’ nu seyredenlerden biri de İstanbul’ da yaşayayn Trabzonlu Vedat’ tır.
O da kendince küsmüş ve sandığa gitmeyerek AK Partiye ders verelim kervanının bir üyesidir.
İmamoğlu’ nun seçim zaferinden sonra Yunan medyasından yapılan haber ve yorumlar ekranlara yansıyınca Vedat’ın da içinde bir şeyler kopacak.
Kendi kendine, yanlış mı yaptık ne? Diye soracak.
Ama yok.
“Her şey çok güzel olacak !”…
Tüm Türkiye gibi, İstanbul’ da bir kamu kuruluşunda çalışan Hale de ekranlardan İmamoğlu’ nun zafer konuşmasını izleyenler arasındadır. Çalıştığı kurumdaki yöneticilerin liyakatsizliğine kızıp bu seçimde “AK Partiye bir ders vereyim” rüzgarına kapılanlardan biridir O da.
Özellikle GEZİ olayları sırasında Taksim’ den geçerken Vandalların yaktığı ambulans ve belediye otobüslerini görüp, bu düpedüz devlete meydana okumadır diye tepkisini göstermişliği vardır.
O da televizyonda seçimlerin neticelenip, sonrasında yapılan haberleri izlerken Canan Kaftancıoğlu’ nun mikrofanlara yaptığı açıklamaya kulak verecektir şüphesiz.
Ağzından saçılan “ Gezi’ nin güzel gözlü çocuklarına armağan ediyorum bu zaferi” sözleriyle neye uğradığını şaşıracak.
Yakılan ambulansları, belediye otobüsleri gelince gözünün önüne, içindeki öfkenin yüzüne yansımasına mani olamayacak Hale.
Ne alakası var İstanbul seçimiyle, GEZİ vandallığına güzelleme yapmanın!
Sonra gözleri sabit bir noktaya boş boş bakıp:” Keşke sandığa gidip Binali Beye oy verseydim diye düşünecek.
Ama çok geç.
“Her şey çok güzel olacak !”…
İmamoğlu’ nun zafer konuşması sırasında seçim sonuçlarıyla ilgili görüşleri alınan büyük holding sahipleri, şirketleri karlarını katlamışçasına sonuçtan memnuniyetlerini dile getirecekler.
Demokrasiden, çok seslilikten dem vurup, “Erdoğan’ın tek adamlığına milletin cevabı net bir şekilde ortaya konulmuştur” pespayeliğini de araya sokuşturmayı ihmal etmeyecekler.
“Artık ekonomiye odaklanalım, işsizliğe çare bulalım” derken, hiçbir gazeteci holdinglerinin 17 yılda rekor büyümelere ve rekor karlara ulaşmasını yorumlamasını isteyeceklerini zannetmeyin.
Aksine FOX muhabirinin ortaladığı S 400 lerle ilgili ne düşünüyorsunuz sorusunun seçim gecesi ile ne alaka olduğunu düşünmeye fırsat kalmayacak.Ünlü Holding yöneticinin, sesine dramatik bir hava verip, Genel Kurmay Başkanı edasıyla.:” Türkiye NATO’ nun güçlü bir üyesi ve Amerika’nın sağlam dostudur. İlişkilerimizi zedeleyecek S 400 alımı kararının bu seçimlerden sonra sorgulanması gerektiğini düşünüyorum” diyerek gerçek yüzünü, gerçek niyetini ve küresel patronlarının dikte ettirdiği cevabı vermenin mutluluğu içinde:
Tıpkı PKK lı ele başları gibi
Tıpkı FETÖ cü teröristler gibi
Tıpkı Kati Piri gibi
Tıpkı Canan Kaftancıoğlu gibi
Yüzüne kondurduğu sırtlan tebessümüyle
“Her şey çok güzel olacak”
Sözüyle bitirecek cümlesini.
Nasıl çok mu sert oldu bu canlandırmalar?
Söylediklerimizde abartı payı var mı sizce?
Eğer 24 Haziranın ilk saatlerinde “keşke” diye başlayan cümleler kurmak istemiyorsanız kararınızı ona göre verin.
Otobandan önce son çıkış noktası 23 Haziran seçimi.
Ders vermek, burnunu sürtmek istediğiniz Ak Parti’ye olan kızgınlığınızı, küskünlüğünüzü erteleyin. Seçim sonrasında hep birlikte yapalım bu muhasebeyi.
Ama 23 Haziran’ da yapacağınız hatalı bir tercihle milletin ve devletin burnunun sürtülmesinin vebaline ortak olmayın.
Haydi sandığa…