muhalefetin balonları10 Ocak 2019

Adam çıkmış kürsüye bir tiyatro sahnesinde rol almış da gereğini yapıyormuş gibi hezeyan içinde bağırıyor.Tavrından, vücut dilinden, kullandığı kelimelerden yola çıkarak baktığımız da gerçekten de kendi söylediğine yine kendisi bile inanmış gibi bir hali var.Rolünü iyi yapıyor anlayacağınız...

Gerçekmiş gibi de olmak zorunda....Anlık rüzgar gibi esip, gürlüyor kendince ama hemen balonu sönüyor.
Şaşkınlıkla izliyoruz yine...


Kendi söylediği yalan ve iftiralarına, boş laf ve safsatalarına inanmış da konuşuyormuş gibi yapacak ki...Hani yerseler olur ya çamur at izi kalsın. Çünkü onun gözünde milletin hiçbir yeri, kıymeti yok.Bu zamana kadar bu millet için parmağını oynatmamış. Biz biliyoruz yine elinde patlayacağını saydırdıklarının..Sadece milletin zamanını çalıyor işte...

Keşke projelerinden!!!bahsetse de dinlesek...
Yalancının mumu her daim yatsıya kadar.
Yanmaz mı...


Hiçbir ayarı yok bu adamın... Her zaman olduğu gibi....Biz bıktık kaybettiği davaları dinlemekten ama o bıkmadı...Bıkmıyor....Bıkacak gibi de görünmüyor....Zira görevi de...Misyonu da...Çapı da bu....
Fikir yok ki zikir de olsun.
İşi gücü tüketmek...
Partisini de...Kendisini de...Çevresini de... Bizi de tüketti.


Ağzına pelesenk olmuş tek şey ‘saraydaki kibir abidesi’ tamlaması....Adamın yarası çok büyük tabiki gocunmasa olmaz. Kesinlikle karşısında ezildikçe ezildiği, bu ülkenin kaptanına karşı muhalif olacak hiçbir şeyi yok. Yenilmelere doyamamış. O yüzden de hırsından çirkinleştikçe çirkinleşiyor.
Bir yandan ekonomiye vuruyor...


Diğer yandan devletin Suriye politikalarını, hamlelerini, dur durak demeden hatta arada neredeyse nefes bile almadan çok biliyormuş edasıyla yüksek perdeden eleştiriyor,....


Daha da ileriye gidiyor enflasyon vs gibi ekonomi jargonlarıyla çiftçiye, emekliye, memura, öğrenciye, önüne kim gelirse artık aba altından sopa göstermeye kalkıyor. Aslında kendi kirli düşüncelerini iktidar üzerinden göstermek suretiyle de millete ‘Bunların müsebbibi hep sizsiniz....

Yine gider oy verirsiniz’ çıkışıyla koyunsunuz işte diye çemkiriyor. Korkuyor zira 31 Mart’ta aynı sonu yaşayacağını çok iyi biliyor.Saz arkadaşları da hazır ve nazır bir şekilde pür dikkat şak şak yapmayı bekliyor.
Kimden bahsettiğimizi hemen anladığınızı umuyoruz; zira bu tanıma uyan başka bir profil yok.


Bahsettiğimiz yer ise; malumunuz üzere ana muhalefetin grup toplantısını yaptığı, kimbilir kaç kez iftira ve yalanlara çaresizlik ve üzüntü içinde şahitlik etmiş, salonun kürsüsü.


Peki...Buraya kadar hep alışageldiğimiz kareler ancak en basit ifadeyle sormazlar mı adama?
Sen değil miydin terör ayakları ve taşeron paçavra örgütlerle kol kola adalet adalet diye böğüren...
Sen değil miydin terör yandaşlarıyla birlikte ortalığı sallayan...


Sen değilmiydin kahraman ordumuzun sınır ötesi operasyonlarını küçümseyen...
Yine sen değil miydin daha kısa süre önce can çekişen asker katili bir örgütün siyasi ayağının elinden tutup da ayağa kaldıran ve onu yüce meclisin temsil yerine taşıyan....
Sen değil miydin koca koca vekillerini terörist cenazelerine yollayan...


O zaman şehitlerimiz aklına hiç gelmedi de...Yeniden sınırlarımızda önemli günler ,hareketli saatler yaşanırken aldın sazı eline atıp, tutuyorsun. Abilerin yine hadi çık da kafaları karıştırırsın belki mi dediler sana...
Bütün bunlar daha dün gibi aklımızdayken nasıl olurda Suriye’yi ve kahraman mehmetçiğimizi hiç yüzün kızarmadan ağzına alırsın????


Size kalsa güneyimizde teröristin cirit atmadığı yer kalmazdı.
Size kalsa 15 Temmuz’da bu vatan işgal edilir ama sen yine tv karşısında kahveni yudumlamaya devam ederdin.
Bin şükür ki....Size kalmadı...Kalmayacak...Kalamaz Biiznillah...


Siz kim ekonomiyi eleştirmek kim...Rüştünüz bile ispat edilmemişken...Yüksek yüksek tepelerde görev yaptığınızda ülkenin en önemli yaşam damarlarının ne hale getirildiğini bizler asla unutmadık. Sizler de sahte rakamlarla bu milleti asla uyutamazsınız.


Sizin genelde de yerelde de İstemezükçü zihniyetinizle bu ülkenin önünde nasıl bir engel olduğunuzu milletimiz çok iyi biliyor.Yalan, dolan ve iftiralarla gerçekleri nasıl manipüle ettiğinizi de...


Ülkemizin daha da ilerlemesi adına bu topraklara ana muhalefet olarak katkınızın olmasını biz de çok isterdik lakin...
Yok işte...
Olmuyor...
Olamıyor...


Sana başka sorularımız da var.
Küfür, hakaret ve tehditlerinin karşılığında CE HA Pe vekillerini haraca bağlayan sen değil misin?
Akdeniz’in incisi olan bir ilimizde başkan adaylarının para karşılığında aday gösterildiği iddialarına vereceğin cevabı da merakla bekliyoruz.
https://www.sabah.com.tr/gundem/2014/09/17/chp-antalyadan-yolsuzluk-ve-rusvet-itiraflari
(Bunu biz değil, senin eski yönetimindekiler söylüyor)
Biz ise sadece cevap bekliyoruz. Başka illerde bu sistemi uyguladın mı?


Bu paraları ülkenin başkanına ettiğin küfür ve hakaretler yüzünden ödediğin, ödemeye doymadığın tazminatlar yüzünden mi alıyorsun yoksa?


Yönetimini üstlendiğiniz kentlerin şimdiki durumu da geçmişte yönetme şansı bulup da tarumar ettiğiniz o güzelim kentlerin durumu da açık ,seçik ortadayken ve beceriksizliğiniz denenmiş ve tescillenmişken bu yüzsüzlük ve akıl tutulması hali nereden geliyor?


Dünyanın incisi İstanbul’u çöp yığınlarıyla, susuzlukla, sefaletle nasıl ortada bıraktığınızı hiç unutmadık .Bugün de güzelim sahil kentlerine aynı makus kaderi yaşattığınızı içimiz yanarak izliyoruz.İnşAllah bir gün sizleri bu yönetimlere getirenler de anlayacaklar nasıl bir yanılgı içinde olduklarını...Nasıl diğer büyük kentlerin gerisinde kaldıklarını...Projesiz...Üretimsiz...Çözümsüz kaldıklarını...


Ama ne var???
Dün de...Bugün de...Sadece kirli siyaset yapmak.
Yapılanları karalamak, yalan ve iftiralarla gündem oluşturmak....
‘güneş balçıkla sıvanmaz’ beyler!


Bu ülkenin kaderini İstanbul’u yöneterek, ustalık belgesini alan Recep Tayyip Erdoğan değiştirmiştir.Genelde de yerelde de her şey millet için anlayışıyla her alanda devrim yapmıştır.
Halka hizmet, Hakka hizmettir , biz bu millete hizmetkar olmaya geldik diyen yönetim anlayışını hiçbir ayrım gözetmeden bütün ülkeye yayan, çağdaş yaşamın getirilerini milletin ayaklarına seren bir iktidarın belediyecilik mantığını da bu düşünceden ayrı düşünemeyiz zaten....

O bütün ömrünü millete adarken siz sadece set olmaya, süreçleri yavaşlatmaya çalıştınız ama utanmadan destek olacağınıza köstek olmaya devam ediyorsunuz. Unutmayın ki...Yaptıklarınız vız gelir,tırıs gider.


Senin daha dün klozetleri bile altın saray diye çığırttığın yer bizim evimiz, yuvamız ve gurur kaynağımızdır. Orası bir şahsın değil, bu yüce milletin evidir.
O zaman...
’Bir lafa bakarız laf mı diye....Bir de söyleyene bakarız’ ne zaman doğru söyledi diye...

Selam ve dua ile....
Meral Savaş
meralsavas.com